1. Ana Sayfa
  2. Bilim
  3. Sadece Zeki İnsanlar mı Yaratıcı Olur?

Sadece Zeki İnsanlar mı Yaratıcı Olur?

innovative and creativity

Biliş ve yaratıcılık arasında sezgisel bir ilişki vardır. Bilişsel teoriler düşünme becerileri ve zihin süreçlerine odaklanmaktadır. Zeka ve yaratıcılık arasındaki ilişki 40 50 yıl öncesine kadar oldukça tartışmalı bir konuydu. Yaratıcılık ile zekanın aynı şey olmadığına yönelik deneysel kanıtlara ihtiyaç duyulmaktaydı. Ancak günümüzde araştırmacılar yaratıcılık ve zekanın tamamen birbirinden bağımsız olamayacağını ifade etmektedirler.

Yaratıcılık potansiyelini ölçen farklı testler kullanarak bir grup öğrenci üzerinde yaptıkları araştırma sonunda Getzels ve Jackson (1962) yaratıcılık ve zeka tamamen birbirinden bağımsız şeyler olmadığını öne sürmüşlerdir. Wallach ve Kogan (1965) da öğrencilerin yaratıcılık ve zeka arsındaki ilişkiyi incelemiştir. Yaratıcılığın gerçekleşebilmesi için farklı araç ve gereçlerin bulunduğu özgür bir ortamın gerektiğini savunan bu araştırmacılar yaratıcılığın ölçülmesi için farklı testler geliştirmişlerdir. Zeka düzeyi ve yaratıcılık düzeyinin yüksek ve düşük olduğu durumlarda yaptıkları araştırmada yaratıcılık için belirli bir zeka düzeyinin olması gerektiği sonucuna ulaşmışlardır.

Zeka ve yaratıcılık arasındaki ilişkinin açıklanmasında eşik teorisi ve çağrışım teorisi farklı bakış açıları sunmaktadır.

Eşik teorisine (Threshold Theory) göre yaratıcılık için zeka oldukça önemlidir. Düşük zeka düzeyindeki insanların yaratıcı olmaları beklenemez. Ancak yine bu teori belirli bir eşik düzeyinden sonra zekanın yaratıcılık üzerinde direk bir etkisi olmadığını savunur.

Çağrışım teorisi (Associative Theory) ise görünüşte bağlantısız şeyler arasında bilinçli bir çaba olmaksızın bağlantı kuran zihinsel süreçleri açıklayan bir teoridir. Bu teoriye göre düşünme süreçleri, fikirler arasındaki çağrışımlar sonucunda gerçekleşir. Yaratıcılık ise bu çağrışımların sayısına ve farklılığına göre değerlendirilmektedir.

Mayer (1999) yaratıcılığı yeni ve kullanışlı fikir veya nesnelerin üretilmesi olarak tanımlamaktadır. Bu tanıma göre fikir veya nesne hem yeni hem de kullanışlı olmak zorundadır. Bu iki özelliğin bulunmadığı durumlarda yaratıcılıktan söz etmek mümkün değildir.

Yaratıcılığın ölçülmesi ise oldukça tartışmalı bir konudur. Yaratıcılık  Iraksak Düşünme (DT- (DT-Iraksak Düşünme) testleri ile ölçülmektedir. Bu testlerde tek bir doğru yanıt bulunmamaktadır. Mümkün olan en fazla cevabın verilmesi önemlidir. Örneğin Torrance (1974) tarafından geliştirilen Test of Creative Thinking testinde akıcılık, esneklik, orijinallik ve ayrıntılılık boyutlarında mümkün olan en fazla sayıda cevaba ulaşmak önemlidir. Piffer (2012)’a göre yaratıcılık pek çok alanla ilişkilidir ve tanımı üzerinde görüş birliği yoktur. Ayrıca daha önce yapılmış olan çalışmalar incelendiğinde bazı durumlarda; birden fazla alternatif doğrunun bulunmadığı, geleneksel cevaplara ulaştıran “yakınsak” düşünmenin de yaratıcılık için önemli olduğu görülmüştür. Yaratıcılık biyografik faktörler, genetik-epigenetik özellikler ve psikopatolojik özelliklerden de etkilenmektedir. Bu kapsamda Piffer (2012) DT testlerinin en fazla yaratıcı potansiyeli ölçebileceğini savunmaktadır. Yaratıcılığın ölçülebilmesi için ise IQ testleri, psikolojik testler ve DT testleri gibi testlerin birlikte kullanıldıkları daha kapsamlı testlerin geliştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Yorum Yap